Kastamonu Ağzı Sözlüğü, Kastamou 'ya dair ne varsa burada

garadeniz

Durum: 182 - 6 - 0 - 0 - 10.11.2018 20:12

Puan: 1754 - Şelloğcu

10 ay önce kayıt oldu. 1.Ced Yazguç.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 10

at kestanesi

yaklaşık bir aydır parklarda yerleri örten meyveleriyle görsel şölen oluşturan ağaç.

son derece dayanıklı bir meyveye sahip olduğundan topladığınız kestaneyi bir karış derinliğinde toprağa gömün, baharda kestane ağacınız olsun.

kastamonu'da yapılan ağaçlandırma çalışmalarında çam ağacı yerine dikilmesini önerdiğim ağaç aynı zamanda.

sarpun

kastamonu'da sık rastlanan bir yer ismi. ambar demektir.

sığır dili

kastamonu ormanlarında güzün bolca bulunan ve yenebilen bir mantar çeşidi. üst kısmı beyaz ve krem renklerde olup görünüş olarak gerçekten hayvanların dillerine benzediğinden bu adı almıştır.
temizlemesi zordur ancak bir tane bulunduğunda sıra halinde onlarcası da bulunduğundan kolay toplanan bir mantardır.
turşusu makbuldür.

erişte mantarı

ismi, farsça tel anlamına gelen rişte kelimesinden gelir. köylerde örüşde denir. turşusu makbuldür.

keşik

kastamonu ağzında sıra, nöbet anlamına gelen kelime.

köyde ortak bir iş yapılacaksa her gün bir başka aile üstlenir sırayı ve buna keşik denir. hatta bir iş söz konusu olduğunda 'ben daha önce yaptım, şimdi sıra başkasında' denilirse 'keşiğinen mi görüyonuz işi' diye ikaz edilir.

öz

dağ ve tepeler üzerinde karların erimesiyle oluşan geçici sellerin aşındırması sonucu meydana gelen oyuk ya da geçici akınıların oluşturduğu küçük vadi.

genellikle çevresine göre daha az eğimli sayılabilecek bu alanlar yoğun şekilde ot barındırdığı için hayvan otlatmakta sık kullanılır.

türkçe'deki d-z-y seslerinin değişimine örnek olarak devrekani ova köylerinde öz olarak telaffuz edilirken bozkurt köylerinde oy denir. bu oy kelimesi de oyuk kelimesiyle bağlantılıdır çünkü suların dağda açtığı bir oyuğa karşılık gelmektedir.

sevan nişanyan, 'sulu düzlük' olarak tarif eder kelimeyi ancak kastamonu'da kullanımı düzlük değildir, olsa olsa etrafına göre eğimi daha az yer denebilir.

poşa

genel kabul gören anlamıyla ermeni çingenesi.

bu başlığı açmama sebep olan şey, osmanlı döneminde kastamonu vilayeti köylerini okurken devrekani ve kastamonu etrafında grdüğüm 'poşyan-ı müslim' isimli köylerdir. küçük bir google araştırmasıyla bu isimde anadolu'nun çeşitli yerlerinde de topluluklar ve köyler olduğunu gördüm. biraz daha derine inildiğinde ise poşyan derken kastamonu'da 'elekçi' adı verilen kimselerin kastedildiğini.

öncelikle bu halkın tarihsel serüveninden bahsedelim: halk arasında çingene olarak bilinen romanlar genel kanıya göre hindistan kökenlidir. romanların ten renkleri ve genel yüz hatları hintlilerle hemen hemen aynıdır zaten. şu an pakistan sınırları içinde kalan pencap bölgesi roman halkının ana vatanıdır. (hintlilerin müslüman olanlarına pakistanlı diyoruz, eskiden pakistan da hindistan'a dahildi.)

roman halkı yaşadığı bölgeden esir alınarak batıya, iran'a ve anadolu'ya doğru pek çok kez sürgün edilmiştir.
bu halkın poşa olarak anılan bir parçası ermeni halkının yaşadığı bölgeye göç edince bir ermeni kilisesi olan ermeni apostolik kilisesine bağlanmıştır. bu dönemde ermenilerle yakın bir kültürel alışverişe de giren roman halkı o gün bugündür ermeni sanılmıştır. dillerinde çokça ermeni kelime bulunması da onların ermenilerin bir kolu olduğu inancını pekiştirmiştir.
sonraları poşalar türklerin etkisiyle islam'a girdiyse de bariz kültürel farkları nedeniyle türkler onların sonradan müslüman olmuş ermeniler olduğunu sanmaya devam etmiştir.
halbuki kastamonu çevresinde elekçi, artvin çevrelerinde ise lom olarak adlandırılan poşaların kökeni romandır, yaygın söylenişle çingenedir.

bu halk anadolu içlerinde pek çok yere dağılmış, genellikle elek yapımı ya da gezgin bohçacılık gibi işlerle geçimlerini sürdürmüşlerdir.

ancak kastamonu halkı genel anlamda bilgi sahibi olmadığından ermeni ile poşayı aynı halk sanmış ve ikisine birden elekçi demiştir. yalnız şu farkla, poşalara müslüman elekçisi derken ermenilere gavur elekçisi demişlerdir.

anadolu halkının çilli ve uzun boylu insanlar olarak tabir ettiği poşalar devrekani'de birbirine çok yakın iki mahallede otururlar ki osmanlı kayıtlarında gösterilen poşyan-ı müslim köyü de burası olsa gerektir. bunlara müslüman elekçisi denir, bariz konuşma farkları vardır. devrekani ağzını daha yavaş ve yayarak konuşurlar.elbette yeni nesil tam anlamıyla asimile olmuş durumda.
devrekani'de gavur elekçisi denilen ve aslı ermeni olan vatandaşlar ise büyük ölçüde göç etmiş, kalanlar da islamlaşmıştır.
taşköprü'nün kapaklı köyündeki ermeniler ise kastamonu'da yaşayan son hristiyan nüfustur. ki onlardan biri de 70 yaşından sonra müslüman olmuştu. her sene 23 nisan tarihinde hortlayan ermeni soykırımının batılı ülkelerce kabulü konusu gündeme geldiğinde 'kastamonu ermenileri fransa'ya tepkili' gibi klasik laflarla gazetelere çıkarlardı. bu konuda ermeni araştırmacı meline anumyan'ın artvin ve rize çevresindeki lomlarla alakalı agos gazetesinde yayınlanan yazısı burada. http://www.agos.com.tr/tr/yazi/17704/tarihten-gunumuze-lomlar-veya-posalar

üsküdar

tarihin herhangi bir döneminde kastamonu'ya bağlı olmamış şehir.

istanbul (stinpoli) kelimesi, esas itibariyle yalnızca surların içinde kalan tarihi şehir için kullanılan yunanca bir kelimedir. surların içine yerleşmesine izin verilmeyen cenevizlilerin kurduğu galata ve galata sakinlerinin bağlarının yerinde gelişen ve karşı anlamına gelen pera (bugünkü beyoğlu) ile birlikte üsküdar da osmanlı dönemi boyunca istanbul'a bağlı kalmıştır.
bu dönem bölgeden istanbul ve diğer üç şehir şeklinde bahsedilir: istanbul, galata, pera ve üsküdar.
kastamonu eyaletinin sınırları ise bir dönem izmit sancağını da kapsayacak kadar uzandığı için anadolu yakasından samsun'a kadar kastamonu eyaleti olduğu inanışı halk arasında yayılmıştır. üsküdar'a kadar kastamonu demek doğru olabilir ancak üsküdar hariç tutulduğu sürece.

giregöz

abana'nın çayırcık köyünün eski adı.

köyün isminin rumca gregos'tan geldiği iddiası bulunmakla birlikte kirakosyan adlı ermeni soyadına benzerliği ile ermenice olma ihtimali de -daha kuvvetli olarak- vardır.

abana

osmanlı döneminde kastamonu vilayeti merkez sancağının inebolu kazasına bağlı 3 nahiyeden biri. o dönemde bozkurt henüz pazaryeri adında bir köy olduğundan bozkurt'un tüm köyleri de abana'ya bağlıdır.
abana'nın bu dönemdeki yer adları şöyle:

aşağı abana
altıkulaç
anbarcılar
ayvat
aye
ibrahim
elma çukuru
orta sökü
uzun ömer
otay (bugün oday)
ulu
ızmana
ığrava
ilişi
bağçe
bayramgazi
pazaryeri (bugünkü bozkurt ilçe merkezi)
hacıhasan
hamza göynük
darsu
sakızcılar
sinciros
şeyhçoban (halen şeyhşaban hatta şıkşaban diye bilinen köy sanırım)
sınarcık
dursun
toza (bugünkü konakören mahallesi)
zırma
zalama
arza
aliçelebi
kızılcaelma
kadıyusuf
kozcuğaz
keti
gedos
gerdiç
kestanesökü
keşlik
gelevye
güde
kürt (bu ilginç)
köseali
gülmet
günvakti
göynükler
giregöz
maça (halkın macar köyü dediği yer sanırım)
mahmud
mamure
mimir
narba
namazgah
niyerze
yaylas
yemeni
yukarı abana
yukarı ilişi
yukarı güde
yukarı heni
yunarı

abana'da da tüm karadeniz'de olduğu gibi rumca isimler egemen ve değişen de çok. bu nedenle köyünden mahallesinden bilenlerin de eklemesi gerekenler var.

abana ile ilgili http://www.abanagazetesi.net/manset/abananin-bucak-ve-ilcelikleri/ adresinde oldukça zengin bilgiler var. okunmaya değer.

bu arada abana adı bile türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiş vaktiyle. “abana” adı 1963’te “altınyaka” olarak değiştirildi. belediye başkanı fahri yazgan‘ın (1916) çabasıyla danıştay‘a “dava” açılarak 1965’te “abana” adı geri alındı.

inebolu

osmanlı döneminde abana ve çatalzeytin ile birlikte kastamonu vilayetinin inebolu kazasını oluşturan 3 nahiyeden biri.
bu dönemde inebolu merkez nahiyesine bağlı köy isimleri şunlar:
aci tonoz
aşağı harbana
aşağı germi
atarmer
ipras
ablados
erkek arpa
eskille
orza
ulu
ulubol
unba
başköy
beyler
büğülye
belek (bugünkü belen sanırım)
telye
carafa
cünürye
çerçilye
hacı mehmet
hamitköy
hayrioğlu
deresökü
deliktaş
dibek
digöz
zerme
zerveli
zigari
zigana
şimali (bugünü şamalı)
şem'a oğlu (bugünkü şamoğlu)
salcığlu
soğukpınar
dağrusta
arız
arfi
arilye
fikre
kazla
karşuköprü
kabalar
kabalarsökü
karabey
kara zigana
kocaoğlu
kozluk
kayaelması
kiraz sökü
giremdas
gedefi
girilye
göçkün
köse
manastır
musa
nedidye
varya
vozu
yaztepe
yille
yukarı germi
yukarı şeyhömer
yukarı telye
yukarı
yunus

inebolu o dönemde de çok geniş bir bölgenin merkezi olduğundan çok fazla köyü, mahallesi var. en dikkat çekenlerden biri zigana oldu benim için. acaba şu andaki ismi nedir? yine patriyos köyü burada geçmiyor muhtemelen o dönemde inebolu merkezde sayıldı.
inebolu köylülerinin el atması gereken bilgiler sanırım.

devrekani

osmanlı döneminde kastamonu il merkezi ve kuzyaka ile birlikte kastamonu vilayeti merkez kazasını oluşturan 3 yerleşkeden biri.

o dönemdeki köy adları ise şöyle:
aşağı belovacık
aşağı kasaplar
etçiler
incüğez
örcünler
ulamış
başakpınar
balabanlar
bıngıldayık
bozkoca
bozkocatepe
poşyan müslim
pene
tekkekızıllar
çayırcık
çatak
çorbacı
çontay
habeşli
hasırlı
delihacılar
siyah
şeyhbali
selahaddin
asarcık
kanlıabat
kadirbey
kırvaç
kınık
kızılkilise
kızacık
keydanlar
laçin
mütevelli
viranbaşı
yazıhisar
yağlar
yayla
yukarı belovacık
yukarı kasaplar

devrekani osmanlı döneminde bile genel olarak türk çoğunluklu bir yöre olduğundan pek fazla değişen yer ismi yok.
ancak özellikle poşyan müslim, kızılkilise gibi isimler bölgede gayrimüslim unsurlara ait izler olarak görülebilir. bir yer isminde müslim ifadesi geçiyorsa bir de bunun kafir'li olanı vardır ancak burada anılmamış. ki devrekani'de bu ismi ilk defa duydum. tahmin ettiğim bir yer var gerçi ama :)
kızılkilise de ilk defa duyduğum bir isim. gerçi kastamonu'da kilise kelimesi kese'ye dönüşmüştür. akçakese, kızılkese, karakese gibi.
pene ve viranbaşı da ilk kez duyduğum köy isimlerinden.

abana

yaz aylarında etrafınıza bir göz attığınızda halen kastamonu il sınırları içinde olduğunuza şaşıracağınız derecede rahat ve modern insanlarla dolu bir ilçedir. eylül ortasından itibaren ise yüksekokul öğrencileri ve emeklilerden oluşan nüfusuyla kalakalır.

çamdu

ahşaptan yapılma yapılara kastamonu'da verilen ad. özellikle ahırlar çamdu olurdu eskiden.

28 mayıs 2018 tosya yolunda yakalanan piton

inşallah gerçek değildir dedirten görüntü.

o yılan gerçekten pitonsa, birileri getirmiş olmalı çünkü pitonlar ülkemizde tarih boyunca var olmuş canlılar değil. kuzey amerika'ya da sonradan getirilen pitonlar doğada rakibi olmadığından milyonlarca sayıya ulaşmış durumdalar. kastamonu gibi bir yerde bu hayvanın yayılış gösterdiğine inanmak bile istemiyorum.

13 mayıs 2018 kastamonu depremi

13 mayıs 2018 saat 08.52'de gerçekleşmiş ve merkez üssü halife kuyucağı köyü olan depremdir.
çok kısa süreli ancak çok şiddetli vurmuş, korkutmuş deprem.

kemane

bu video ise cideli bir kemaneciden;

kemane

usta ellerde çalındığında tarif edilemez sesler çıkaran enstrüman. kastamonu'da kemane, yunanistan'da kritiki lira'dır adı.
şu video yunanistan'dan;

at kestanesi

sanırım en sevdiğim ağaç.

bugünlerde caddelerde yemyeşil yaprakları ve bembeyaz, kocaman çiçekleriyle görsel bir şölen oluşturmuş durumda.

kasım ve aralık aylarında topladığım at kestanelerim de çimlendi ve köy evimizin etrafında birkaç yıl içinde aynı muhteşem manzarayı oluşturmak için yerlerine dikilmeyi bekliyorlar.

tohumları çok kolay çimleniyor bu arada, parklarda zaten kasım ve aralık aylarında her tarafta bulunan bu tohumları toprağın 5-10 cm kadar derinine gömerseniz baharda bir sürü at kestanesi fidanınız olacaktır.

kiren

kızılcık meyvesinin kastamonu ve sinop yöresindeki adı. yunanca krania kelimesinden gelir.
dere boylarında eylül gibi olur ve zahmetli de olsa toplanır.

yeşilleri de toplanabilir, evde bekledikçe kızarıyorlar.
  • /
  • 10

rota 37

bir youtube kanalı. kastamonu ile ilgili derin bir videolar serisi çekmişler.

bölüm-1


bölüm-2


bölüm-3

beypazarı

ankara'nın başarılı bir safranbolu taklidi olan ilçesi. başta türkiye'nin ihtiyacının yarısını karşıladıkları havuç olmak üzere çok çeşitli bir tarımsal üretime de sahiptir. yalnız bu özelliği ilçeyi demografik bakımdan karman çorman bir hale getirmiştir. mevsimlik işçi olarak gelip kalıcı olarak yerleşen ve çoğu başka iş alanlarına dağılmış kürtlerden mürekkep bir mahallesi var örneğin. yine urfalı, mardinli mevsimlik işçilere 5 bin de suriyeli eklendi son yıllarda. hendek olaylarında ilçe karışınca bir ara telaferli türkmenler de gelip gitti. eğitimsiz, dilencilik ve çeşitli suçlara meyleden bu insanlar turisti rahatsız ediyor, tarımla turizmi bir arada götüremez oluyor ilçe. mansur yavaş sonrası 10 yılın belediye başkanlarının başarısızlığı, esnafın doygunluğu da etkili tabii bu imaj kaybında. yine de ankara ve çevresinde yaşıyorsanız gezin derim ben.

gezilecek yerler: http://www.beypazari.bel.tr/rehber-3-nerede-gezilir-.html

99'dan sonraki dönüşümün nasıl gerçekleştiğini anlatan video:

Toplam entry sayısı: 182

zarbana

inebolu özlüce köyünün eski ve halk arasında kullanılan adı.
karacehennemboğazı deresinin denize döküldüğü alanda ve vadi boyunca yamaçlarda kurulmuştur.

gedos

abana'nın yeşilyuva köyünün eski ve halk arasında kullanılan adı.

karadeniz sahiline yakın, yeşillikler içinde harika bir yerdir.

sopphrabessy

sözlüğün en yaratıcı nicklerinden birine sahip yazar.

kastamonulu şarkıcılar

itiraf etmek gerekir ki pek çoğu kastamonu insanının bile dinlemediği, sönük ve dinlenesi olmayan tuhaf türküler söyleyen şarkıcılardır.

kastamonu'nun en büyük eksiklerinden biri de budur; kültürünü yaşatıp güncelleştirememiştir. bundan çok değil 20 yıl kadar önce kemençe de köylerinden kopup gelenlerin kendi içinde dinlediği ve rivriv diye alaya alınan bir enstrümandı ve karadeniz müziği de ismail türüt gibilerin temsil ettiği yöresel bir müzikti.

ancak gelinen noktada kazım koyuncu, selçuk balcı, apolas lermi, zeynep başkan, nikos mihailidis, volkan konak, salih yılmaz, koliva, imera gibi bir sürü kişi ya da grup sayesinde ünü türkiye'yi aşan bir müzik tarzı haline geldi. selçuk bağcı'nın kemençeyle söylediği şarkıların youtube'da izlenme sayısı 100milyonu geçkin ve altında her milletten dinleyicinin tebrikleri var.
buna benzer kastamonu'ya ait bir değerimiz var mı ya da aynını bir kastamonulu şarkıcı için hayal edebiliyor muyuz? kendi adıma hayal bile edemiyorum.

çocuklarına kemençe çalmayı öğreten doğu karadenizliler ve kemanenin ne olduğunu bilmeyen kastamonulular,
horon oynamayı çocukken öğrenen doğu karadenizliler ve ankara müzikleriyle iç anadolu oyunları oynamayı maharet sayan kastamonulular.

kastamonu'nun kültürel gelişimini ankara ve tüm o iç anadolu kültüründen kaçabildiğimiz kadar uzağa kaçmakta görüyorum şahsen.

abana

osmanlı döneminde kastamonu vilayeti merkez sancağının inebolu kazasına bağlı 3 nahiyeden biri. o dönemde bozkurt henüz pazaryeri adında bir köy olduğundan bozkurt'un tüm köyleri de abana'ya bağlıdır.
abana'nın bu dönemdeki yer adları şöyle:

aşağı abana
altıkulaç
anbarcılar
ayvat
aye
ibrahim
elma çukuru
orta sökü
uzun ömer
otay (bugün oday)
ulu
ızmana
ığrava
ilişi
bağçe
bayramgazi
pazaryeri (bugünkü bozkurt ilçe merkezi)
hacıhasan
hamza göynük
darsu
sakızcılar
sinciros
şeyhçoban (halen şeyhşaban hatta şıkşaban diye bilinen köy sanırım)
sınarcık
dursun
toza (bugünkü konakören mahallesi)
zırma
zalama
arza
aliçelebi
kızılcaelma
kadıyusuf
kozcuğaz
keti
gedos
gerdiç
kestanesökü
keşlik
gelevye
güde
kürt (bu ilginç)
köseali
gülmet
günvakti
göynükler
giregöz
maça (halkın macar köyü dediği yer sanırım)
mahmud
mamure
mimir
narba
namazgah
niyerze
yaylas
yemeni
yukarı abana
yukarı ilişi
yukarı güde
yukarı heni
yunarı

abana'da da tüm karadeniz'de olduğu gibi rumca isimler egemen ve değişen de çok. bu nedenle köyünden mahallesinden bilenlerin de eklemesi gerekenler var.

abana ile ilgili http://www.abanagazetesi.net/manset/abananin-bucak-ve-ilcelikleri/ adresinde oldukça zengin bilgiler var. okunmaya değer.

bu arada abana adı bile türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiş vaktiyle. “abana” adı 1963’te “altınyaka” olarak değiştirildi. belediye başkanı fahri yazgan‘ın (1916) çabasıyla danıştay‘a “dava” açılarak 1965’te “abana” adı geri alındı.

yaralıgöz

kastamonu'nun iki zirvesinden karadeniz tarafında olanı.

gün içinde sık sık sise dumana karışıp gözlerden saklansa da yemyeşil çam ormanları arasında her zaman olanca heybetiyle durur.

eski zamanlarda karadeniz'in iki kıyısındaki inebolu ve kırım arasında gemicilik yapanlar, denizden baktıklarında yaralıgöz gözden kaybolduktan sonra kırım dağlarının seçildiğini anlatırlarmış.

kastamonu'da cinsel istismara uğrayan çocuk

melis alphan'ın hürriyet'te yayınlanan haberine göre, öğrenim gördüğü imam hatip'teki görevlinin cinsel istismarına maruz kalmış çocuktur.

annenin tüm çabalarına rağmen bu sapık serbest kalmıştır ve aramızda dolaşmakta, belki de başka çocukları da istismar etmektedir. çocukları kucağına alıp sevdiğini gören veliler olmuştur ancak türk halkının bu tip davranışları normal görmesi nedeniyle kimse 'sen benim çocuğumu nasıl kucağına alıp öpersin' dememesi yüzünden cesaret bulmuştur.

konu hakkında duyum alanların göz ardı etmemesi gereken bir faciadır.

https://twitter.com/melisalphan/status/959558119083962368

türkmenistan

oğuz türkçesi konuşan 3 ülkeden biri. diğerleri de türkiye türkçesi ve azerbaycan türkçesidir.

kazak, kırgız, özbek gibi türk dilleri kıpçak türkçesine dahil olduğu için anlamak zordur ama azerbaycan ve türkmenistan türkçeleri oğuz dil grubuna girdiğinden çok kolay anlaşılabilir.

şurada çoban oğlan adlı harika bir türkmen şarkısı var,
örnek olarak kalsın: https://www.youtube.com/watch?v=2CIJQptugoc)

sinop

karadeniz'in ortasına, ege'nin bir sahil kasabası yerleştirilse nasıl olurdu sorusunun cevabı.
türkeli, ayancık, gerze ve sinop merkez ilçeleri deniz kenarında bulunur. boyabat, durağan, dikmen, saraydüzü ve erfelek ilçeleri ise denizden içeride kurulmuştur. sinop kültürü, kastamonu ve samsun kültürünün sentezi gibidir. boyabat ve durağan ilçeleri kastamonu'ya benzerken; sahil ilçeleri samsun'u andırır.
şehir merkezi ve gerze ilçesindeki çağdaş ve modern kesim, 1923'te şehirden gönderilen rumların yerine getirilen selanik göçmenlerinin torunlarıdır.

evrenye

inebolu ile abana ilçelerinin ortasında, devrekani yaylalarından gelen evrenye deresinin denize döküldüğü alanda ve dere boyunca vadi yamaçlarında kurulmuş inanılmaz güzellikte bir karadeniz sahil köyü.

anadolu'nun en güzel 13 köyünden biri seçilmiş olan evrenye, aynı zamanda dağlarında bolca yetişen evrenye kestanesine de adını vermiştir. halkı asırlardır denizcilikle uğraşmış ve denizle içli dışlı olmuş olan köy, son dönemde istanbul'a büyük göç vermiştir.
bıçaklarıyla ünlü teknüz köyü de evrenye'nin hemen güneyindedir.
ismi, köy adlarının türkçeleştirilmesi kapsamında gemiciler olarak değiştirilmiştir ancak gemiciler ismini köylüsü bile kabul etmemekte ve köy asırlardır olduğu gibi, bugün de evrenye olarak anılmaktadır.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.

Gizlilik Politikası | Kullanım Koşulları | İletişim/Reklam | Spor
Takip et!
| | | | | | | | |