Kastamonu Ağzı Sözlüğü, Kastamou 'ya dair ne varsa burada

pompeipolis



taşköprü ilçesi merkezinde bulunan antik kent m.ö. 64 yılında romalılar tarafından paphlagonia (paflagonya) eyalet merkezi olarak kurulmuştur. kapalı höyük durumundaki antik yerleşimden çıkan mimari parçaların bir bölümü taşköprü ilçesinde, arkeolojik kazılarda çıkan eserler ve mozaikler kastamonu arkeoloji müzesinde görülebilmektedir. kaynakça: kastamonu il kültür ve turizm müdürlüğü. kastamonu rehberi.
ismini, kurucusu general pompeius magnus’tan alan pompeiopolis m.ö 64/63 yılında karadeniz bölgesi’nin iç kısımlarında kurulan roma kentlerinden biridir. iklim şartları ve yüzyıllar boyunca taş ocağı olarak kullanılması nedeniyle antik kent yapı kalıntıları yer üstünde pek görülmez.
pompeiopolis’in tahriplerle yok olmasını önlemek ve tarihe yeniden kazandırmak için münih ludwig-maximilians üniversitesi’nin klasik arkeoloji enstitüsü tarafından 2006 yılından beri bilimsel kazılar sürdürülmektedir. bu zamana kadar yapılan kazı çalışmalarında antik kent hakkında önemli veriler ortaya çıkmıştır. kentin yayıldığı alan, geç antik sur duvarlarının gidişi, hamamlar, pazar yerleri, villalar gibi binalar kısmen açığa çıkarılmıştır.
muhtemelen geç antik devir sur duvarlarında devşirme olarak kullanılmış bir mezar taşı, antik kentteki yaşam hakkında bir fikir verir. kadın dünyasına ait sembollerin yanı sıra mezar stili yunanca bir yazıt taşır:
"bu mezar taşını, kendisiyle anlayışlı ve dindar bir şekilde yaşayan eşlerin en tatlısı kenis’in anısına kocası diktirdi."
söylenen o ki bu antik şehre dair "müze"de sergilenen eserlerden bazıları taşköprü ahalisinin evlerinden toplanmış.
pompeipolis'in anlamı pompeinin şehri demektir.burada polis şehir anlamındadır. taşköprü'de zımbıllı olarak bilinen tepede yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılmıştır. taşköprünün şehir içnde hemen heryerinde tarihi eser olarak adlandırılacak kalıntılar sütunlar kabartmalı taşlar roma döneminden kalmadır. bu doğu roma bizans dönemi eserlerinde gamalı haç sembolü göze çarpmaktadır. özellikle küçük bir parkın fiskiyesindeki taş sütunda bu çok belirgindir.
bugünkü taşköprü, eski pompeiopolis şehridir. roma imparatorlarından pompe ye izafe edilmiştir. pompeden evvel buraya ne isim verildiği malûm değildir. taşköprü roma idaresi zamanında büyük ve tanınmış bir şehirdi. roma imparatorlarının taşköprüde yani, pompeiopolis şehrinde basılmış pek çok paraları bile vardır.

meşhur roma imparatoru pompe, pont kralı mitridatı kırıma kaçmağa mecbur ettikten ve mitridatın intiharından sonra, küçük asyaya
ve dolayısile paflagonya havalisini romaya tabi vilâyetlere taksim etmişti. bu sırada, taşköprüyü de büyük bir roma şehri haline gelmiş ve çok pek imara sahne olmuştu.

işte bugünkü taşköprü, hala, o devirden kalma eserlerle doludur.

uzun yıllardan beri, devamlı ve rastgele yapılmakta olan hafriyat, taşköprüdeki roma eserlerini parça parça meydana çıkarmaktadır.

roma idaresi zamanında, pompeiopolis şehrinin, bugünkü taşköprü kasabasının şimal tarafında ve zımbıllı adını taşıyan oldukça yüksek tepenin bulunduğu yerde olduğu anlaşılmaktadır.

asırlardanberi, evlere, yeni yapılacak binalara süslü taş bulmak için cahilcesine yapılmakta olan hafriyat, bu tepeden pek çok eserleri ortaya çıkarmıştır. bu tepenin neresi üç metre kazılsa, muhakkak oradan ya bir saray temeli veya işlenmiş sütun başlıktan, muzayıklar, mermer sütunlar, heykeller ve diğer daha pek çok şeyler çıkmaktadır. ne yazık ki, 700-800 senedenberi yapılagelmekte olan gelişi güzel hafriyatla, o devrin değerli eserleri hergün bir parça daha tahrip edilmiş ve her taraf delik deşik edilmiştir.

bu tahribat, sırf yedi, sekiz asırdanberi, yapılmakta olan evlerin temel taşları, kapıların eşikleri, diyarlara konulacak süslü taşların hatırı için yapılmış ve zevkle, merak ve alâka ile seyredilebilecek, belki de bir çok tarihi hakikatların meydana çıkmasına yarayacak büyük medeniyet eserleri harap olup gitmiştir.

kat'i olarak söylenebilir ki, zımbıllı tepesinde yapılacak ciddi hafriyat, herhalde atina harabelerinden, akropollardan aşağı kalmıyacak bir medeniyet mahsulünü ortaya çıkaracaktır.

bugünkü taşköprü kasabasının da üç, dört metre derinliğinden de pek çok eski eserler, kemerler ve mermer sütunlar çıkmaktadır.

eski pompeiopolis şehrinin çok kalabalık bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. bu şehrin su ihtiyacının, taşköprünün garbi şimalisine düşen ve zımbıllıya 6-7 kilometre uzakta olan bugünkü aygır dağından temin edildiği görülmektedir. bugün gökdere ve iki pınar mevkilerinin suyu da buradan gelmektedir. zımbıllıya bu tepeden gelen su, üstünün bir kısmı büyük kapak taşlarile, büyük bir kısmı da tuğla ile kapatılan 0,80 metre irtifasında ve 0,50-0,60 metre arzındaki yollardan geldiği, bugünkü metruk eserlerden anlaşılmaktadır.

Gizlilik Politikası | Kullanım Koşulları | İletişim/Reklam | Spor
Takip et!
| | | | | | | | |